Nasıl da latifti benim şâhım,
Bir tebessüme cân u dilden inanırdı.
Nazlı bakışı, meftûnumun ilhâmı,
Söz söylese, gonca güller uyanırdı.
Sensiz geçen dem, ziyan içinde,
Bir âh ile kül olurdu rûhum.
Lâhza biterdi hicran içinde,
Bir busene muhtaçken şu gönlüm.
Nasıl oldu da hem dert hem devâ,
Hem kevser hem zakkum sundu cânıma?
Bir göz süzüşüyle verdi bin sevdâ,
Aşk-ı mecâzı çevirdi cânıma.
Kömür gözlerinde saklı bir kevn,
Âlemi bilirim her nazarında.
Ne vakit süzülsen hüzünle bir dem,
Âh olur, serinler sinemde cânımda.
Bakışlarımıza yazılmış bir hüküm,
Ne vakit dokunsam zaman durur.
Benim gönlümün sultanı,
Bir sözü bile beni sana mecbur.