8 Mart,dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınların hakları için verdikleri mücadelenin, eşitlik ve özgürlük taleplerinin simgesi olan bir gündür. Emekçi Kadınlar Günü, sadece bir kutlama değil; tarihe iz bırakan kadınların cesaretini, azmini ve başarısını anma fırsatıdır. Türkiye’nin tarihinde de birçok güçlü kadın, toplumun farklı alanlarında verdiği mücadelelerle geleceğe ışık tutmuştur.
Örneğin, Halide Edib Adıvar, sadece bir yazar değil, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nda aktif rol almış bir mücadele insanıdır. Cesareti ve kalemiyle toplumu aydınlatmış, kadınların sesi olmuştur. Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak gökyüzüne adını yazdırmış, kadınların her alanda var olabileceğini kanıtlamıştır. Afet İnan, Atatürk’ün yol gösterdiği önemli bilim insanlarından biri olarak Türkiye’de kadınların eğitimde ve bilimde ilerlemesine öncülük etmiştir. Türkan Saylan, sadece bir doktor değil, aynı zamanda kız çocuklarının eğitimine hayatını adamış bir Cumhuriyet kadınıdır. Onun açtığı yolda binlerce genç kız okuma şansı yakalamıştır.
Emekçi Kadınlar Günü, sadece tarihteki bu büyük kadınları değil, bugün de hayatın her alanında emek veren kadınları onurlandırma günüdür. Fabrikalarda, tarlalarda, okullarda, hastanelerde, evlerde ve daha birçok yerde emek veren kadınlar, toplumun omurgasını oluşturmaktadır. Onların hak ettikleri değeri görmeleri, eşit şartlarda çalışmaları ve şiddetten uzak, güvenli bir yaşam sürmeleri hepimizin sorumluluğudur.
Bugün, hem geçmişte mücadele eden kadınları anmak hem de geleceğin güçlü kadınlarına umut vermek için bir fırsattır. Unutmayalım ki kadınların emeği, yalnızca bir gün değil, her gün hatırlanmalı ve hakkı teslim edilmelidir.